BİLİŞİM SUÇLARI
İbrahim KESKİN
Beşikdüzü Cumhuriyet Savcısı
I. Genel olarak
İnsanlık tarihi, insanlığın gelişimi, gelişim sürecindeki sorun ve bun*lara çözüm üretme, yeni teknolojik gelişimler ile ilerlemektedir. Bu ilerleme içerisinde İnternetin ortaya çıkması ve hızla yayılması, bir çok kavramın yeniden tartışılması ihtiyacını doğurmuştur. İnternet, yazılı ve görsel medya içerisinde, bir çok imkanı kapsayan yeni bir iletişim türü olarak, sanal dün*yanın temelini oluşturmuş ve daha sonraları yeni bir yaşam biçimine dö*nüşmüştür.
İnternetin doğuşuna askeri gelişmeler sebep olmuştur. ABD ile Sov*yetler Birliği arasındaki soğuk savaş döneminde, olası bir nükleer saldırı sonrası askeri iletişimi sağlayabilmek için, bir ana bilgisayardaki bilgilerin diğer bilgisayarlara aktarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla ABD Savunma Bakanlığının bir kuruluşu olan ARPA’nın desteğiyle çalışmalara başlanmış ve Los Angeles, Santa Barbara, Stanford ve Salt Lake City kentlerinde bulu*nan dört büyük bilgisayar arasında bilgi transferi gerçekleştirilmiştir. 1970’li yıllarda sınırlı alan deneyleri yapılan sistem için gerekli protokoller bir kaç kez yeniden yazılmıştır. ABD Savunma Bakanlığının araştırma birimlerin*deki yoğun çalışmalar sonucunda “ARPANET” adı verilen askeri bilgisayar ağı kurulmuştur.[1] ARPANET’in yararının anlaşılması üzerine, sistem za*manla gelişerek world wide web (www)[2] terimini, dünyanın her yerindeki binlerce ‘web sunucuları’ adı verilen bilgisayarlarda kayıtlı milyonlarca dos*yadan oluşan bir bütünü[3] yani İnterneti oluşturmuştur.
Gelişen bu yeni süreç, bir yandan insan hayatını görece kolaylaştır*maya devam ederken, bir yandan da çözülmesi gerekli birtakım problemlere yol açmaktadır. Siber suç olgusu bunlardan sadece biridir. Suç, insanlık ta*rihi kadar eski bir kavramdır. Toplum tarafından suçun önlenebilmesi için, sürekli çözüm yolları aranmıştır. Her dönemde, dönemin şartlarına göre şe*kil alan suç ve suçlu kavramları günümüzde teknolojik gelişime paralel farklılaşmalar göstermektedir. Bilişim teknolojisinin gelişmesi ve bilginin eskiye göre daha hızla yayılması, önem kazanması, bilginin ekonomik, sos*yal, siyasal değerinin artması, bu değerler üzerinde kolay yoldan hak sahibi olmak isteyen kişileri, bilişim teknolojisi marifetiyle suç işler hale getirmiş*tir.
İnsanlar, yüz yüze görüştüğü bir insana karşı söyleyemeyeceği sözleri, yapamayacağı davranışları, onu görmeden daha rahat yapar. Bu insan psi*kolojisinin doğal bir sonucudur. Bilgisayar başında suç işleyen insan mağ*durla yüz yüze değildir. Çoğu kez de hiç tanımamaktadır. Bu yüzden bu tip suçlar daha kolay işlenebilmektedir.
Gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri hayatın tüm alanlarında büyük değişikliklere sebep olmakta, bu teknolojilerin ortaya çıkardığı yeni araç ve hizmetler hızla insanlığın tüm yaşamını etkilemeye devam etmektedir. Bili*şim teknolojileri ve sunduğu hizmetler nitelikleri gereği sadece devletlerin milli düzenlerini değil tüm dünyayı etkilemektedir. Bu sebeple gelişmiş ül*keler ve uluslararası örgütler, bu alanda işbirliğine giderek ortaya çıkan veya çıkabilecek sorunlara çözüm aramaya çalışmaktadır. Özellikle son çeyrek yüzyılda çok büyük gelişme gösteren bilişim teknolojileri, sağladıkları bü*yük faydaların yanında beklenmeyen sonuçlar da doğurmaktadır. Bilgi tek*nolojisinin gelişmesiyle birlikte İnternet, hizmet sağlayıcı, içerik sağlayıcı ve erişim gibi hukukun tüm dallarını ilgilendiren yeni kavramlar ortaya çık*maktadır. Sağlanan hizmetler ve ortaya çıkan yeni suçlar karşısında ceza hukukunun klasik düzenlemeleri çoğunlukla yetersiz kalmaktadır. Bunun da ötesinde, bilişim teknolojilerinin çok hızlı değişmesi ve gelişmesi ile coğrafi alanda, sınır tanımaz niteliği olan bu suçlarla ilgili yapılmaya çalışılan yeni düzenlemeler yetersiz kalmaktadır.
İnceleme yazımızda, bilgisayar ve İnternetin, suç işlemede araç olarak kullanılması, suç işleyen kişilerin işledikleri suç tipleri, gerekli ulusal ve uluslararası yasal düzenlemeler, ülkemizde durum ve uygulamalar ele alına*caktır.
II. Tarifi
Bilişim kelime anlamı olarak; insanoğlunun teknik, ekonomik ve top*lumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimidir.[4]
Bilişim suçu;
Bilgisayar, çevre birimleri, pos makinesi, cep telefonu gibi her türlü teknolojinin kullanılması ile işlenilen suçlardır.[5]
“Bilginin, programların, servislerin, ekipmanların veya haberleşme ağlarının yıkımı, hırsızlığı, yasa dışı kullanımı, değiştirilmesi veya kopya*lanmasıdır.” (Perry, 1986)
“İşlendiği takdirde faile çıkar elde ettirecek bir şeyler kazandıran ya da kurbana kaybettiren, aynı zamanda bilgisayar kullanımı veya teknolojisi bilgisini içeren herhangi bir kasıtlı davranıştır.” (Parker, 1989)
“Güvenliğin yetersiz ve ihbar etme isteksizliğinin çok olduğu, tespit olasılığının ise oldukça düşük bulunduğu çoğunlukla gizli suçlar*dır.” (Tenhunen, 1994)
“Bilişim suçu (veya bilgisayarların kötüye kullanımı) bilgisayarın ki*şisel çıkar elde edinimi için kullanılmasıdır.” (Strothcamp, 1998)[6]
Bilişim suçlarıyla ilgili olarak karşımıza birçok tanım çıkmaktadır. Tüm bunlar birbirinden ayrı bir tanım olmakla beraber, bilişim suçları terimi kullanıldığında bahsedilen, bu teknolojileri kullanarak işlenen tüm suçları kapsamaktadır.[7]
Dünyada bu suçlarla ilgili olarak “computer crimes”, “cyber crimes”, “IT (information technologies) crimes”, “crime of Networks” gibi tanımla*malar ya*pılmaktadır.[8]
Bilişim suçları, halk deyimi ile bilgisayar suçları olarak tanımlanabil*diği gibi “iletişim suçları”, “İnternet suçları”, “dijital suçlar”, “teknolojik suçlar” gibi tanımlamalar da yapılmaktadır. Bu nitelemelerde bilgisayar suçları, İnternet suçları, siber suçlar, yüksek teknoloji suçları kavramlarıyla tanımlanmaya çalışan suçlardan, hangisinin tam olarak neyi ifade ettiği ko*nusunda da ortak bir görüş henüz oluşmamıştır.[9] Bilişim suçlarının net ola*rak çizgileri çizilmemiştir, gelişen teknolojiyle birlikte bilişim suçları da değişmektedir. Ancak biz tanımlamalara konu bu kavramların hepsini genel olarak “bilişim suçu” olarak adlandırabiliriz.[10]
Bilgisayar suçları ya da bilişim suçları konusunda herkesin ittifak et*tiği bir tarif yoksa da en geniş kabul gören tarif, Avrupa Ekonomik Toplu*luğu Uzmanlar Komisyonunun Mayıs 1983 tarihinde Paris Toplantısı’nda yaptığı tanımlamadır. Bu tanımlamaya göre; bilişim suçları, bilgileri otoma*tik işleme tabi tutan veya verilerin nakline yarayan bir sistemde gayrika*nuni, gayriahlaki veya yetki dışı gerçekleştirilen her türlü davranıştır.
Tarifinde olduğu gibi bilişim suçlarının tasnifinde de bir birlik yoktur. Konu ile ilgilenen kimi uzmanlar bu kapsama girmesi muhtemel fiilleri saymakla yetinmekte ve gruplara ayırarak tasnife gerek görmemekte, bazı uzmanlar ise bu suçları iki, üç ya da dört ana başlık altında incelemektedir.[11]
III. Suç tipleri
İnternet gibi uluslararası bilgisayar ağları, bilinen klasik suç tiplerinin gerçekleşmesine elverişli ortam hazırlarken meydana gelen bazı eylemler dolayısıyla da yeni suç türleri yaratan bir alan olarak ta karşımıza çıkmakta*dır. Hakaret, sövme, müstehcen yayınlar, çocuk pornografisi, suç işlemeye tahrik, adliye aleyhine, devlet güvenliğine karşı bazı suçlar, Devlet kuvvetle*rini tahkir, Devlet memurlarına hakaret, yalan haber yaymak, Basın Kanunu ve ceza kanununda yer alan bir çok suçu bilgisayar ağları üzerinden işlemek mümkündür.[12] Hatta insan öldürmeye azmettirme suçu bile İnternet üzerin*den işlenebilir.
Hukuki açıdan bilişim suç tiplerini iki şekilde tasnif edebiliriz. Birin*cisi; geleneksel suçların bilgisayar yolu ile işlenmesi, diğeri ise yeni tekno*lojiler ile birlikte ortaya çıkan suç tipleridir.[13]
1. Bilgisayar yolu ile işlenen suç tipleri
Bilgisayar yolu ile işlenen suç türleri,[14] TCK’da suç teşkil edecek tüm suçları kapsayabilmekte veya bu suçlara zemin hazırlamaktadır.[15] Bu suçlar; hırsızlık, hakaret, müstehcen yayınlar, suç işlemeye tahrik, yalan haber yaymak, basın, ticari ve özel ilişkileri zedeleme gibi sınırlı sayıda olmayıp, günden güne değişiklikler göstermektedir.
İnternet üzerinden işlenen suçların büyük bölümü kredi kartı numara*larının çalınmasıyla yapılan hırsızlıklardan oluşmaktadır. Dolandırıcılıkların yüzde 90’ı İnternet üzerinden yapılan alışverişler sırasında gerçekleştiril*mektedir. Araştırmaya göre en yaygın suçlardan biri de mali kurum ya da daha çok üçüncü dünya ülkelerinde rastlandığı gibi, hükümet kuruluşu kim*liğine bürünerek yardım toplamak bahanesiyle para hırsızlığı etmektir.
Bilgisayar kullanımının artması ve bu alandaki teknolojinin gelişme*siyle birlikte sanal alemdeki nitelikli suçlar hızla çoğaldı. Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Bilişim Suçları Araştırma Büro Amirliği verilerine göre, Türkiye’de işlenen bilişim suçları yıllar itibariyle hızla artış göstermektedir. Elde edilen sonuçlar, Türkiye’deki bilgisayar suçlarının, lisans haklarının ihlali, dolandırıcılık, sahtecilik, yasa dışı yayın*lar ve bilgisayar sabotajı şeklinde geliştiğini göstermektedir.
2. Yeni teknolojiler ile birlikte ortaya çıkan suç tipleri
Bu alandaki suç tipleri ayrımında, 11.06.1999 tarihinde Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği tarafından hazırlanan Bilişim Suçları Raporu esas alınarak, altı başlık altında inceleme yapılabilir.[16]
a. Bilgisayar sistemlerine ve servislerine yetkisiz erişim ve din*leme
Günümüzde daha modern bir yapıya ulaşan iletişim kavramı artık bil*gisayarlar üzerinden yapılmakta ve hatta kişilere ait önemli bilgiler bu or*tamda iletilebilmektedir. Kişilerin, bankaların, hastanelerin, hatta güvenlik ve istihbarat birimlerinin tutmuş olduğu bilgiler bilgisayarlarda saklanmak*tadır. Bu bilgilere ulaşma yine bilgisayar teknolojileri kullanılarak yapıl*maktadır. İşte bu noktada gizlilik gerektiren bilgilere yetkili kişi dışında yapılan erişimler bu suç tipine girmektedir. Erişim haricinde, haberleşme amacıyla kurulu iki bilgisayar sisteminin iletişiminin dinlenmesi de aynı şekilde değerlendirilmektedir. İletişimin dinlenmesi; sadece bilgisayar ba*şındaki iki kişinin birbiri ile görüşmesi olarak düşünülmemelidir. Birbirine bilgi gönderen ve uyum içinde çalışan bilgisayarların ağ içinde göndermiş oldukları bilgilerin izlenmesi de dinleme olarak değerlendirilmelidir.
b. Bilgisayar sabotajı
Bilgisayar sabotajı yetkisiz erişimden ileri bir safhadır. Zira yetkisiz erişimde bulunan birisi sadece pasif bir davranışta bulunup özel hayatın giz*liliğini bozmuş olur. Ancak bilgisayar sabotajı, erişimden sonra elde edilen bilgilerin silinmesini ve değiştirilmesini içerir. Bu suç tipi iki şekilde karşı*mıza çıkmaktadır. Birincisi; yine bilgisayar teknolojileri kullanılarak erişilen bilgilerin silinmesi, yok edilmesi ve değiştirilmesidir. İkincisi ise bilgisayar teknolojileri kullanılmadan direkt olarak bilgilerin tutulduğu bilgisayarı veya bilgisayar sistemlerini fiziksel zarara uğratmaktır. Burada yapılan mala karşı değil, bilgisayar içindeki bilgilere karşı yapılmış bir hareket bulunmaktadır. Zira çoğunlukla bilgiler bilgisayarlardan daha değerlidir. Zarar verme gü*düsü ile hareket etmenin yanı sıra kendi sınırlarını test eden bilgisayar kor*sanları da bulunmaktadır. Eski bir bilgisayar korsanı olan Kevin Mitnick bir röportajında; “Bir sistemi kırmak Everest’e tırmanmak gibi bir şey. Ben hır*sızlık yapmak ya da para çalmak için korsanlık yapmadım. Sadece kendi sınırlarımı görmek ve nerelere ulaşabileceğimi test etmek için denemelerde bulundum.” demiştir. Yetkisiz erişim ve yasa dışı dinlemeler halen adli so*ruşturmalara yeterince konu edilmemiştir. Bir virüs aracılığıyla, Truva Atı görevini yapan Trojan[17] adlı küçük programlarla veya sistemdeki açık kapı*ları kullanarak bilgisayarlara girmek mümkündür. Bu yolla hem bilgi akta*rımı hem de yasadışı dinleme yapma imkanı elde edilebilir.
c. Bilgisayar yoluyla dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçunun bilgisayar ve iletişim ortamları üzerinden ya*pılmasıdır. Bilgisayar yoluyla dolandırıcılık en çok kredi kartlarının kulla*nılmasıyla yapılmaktadır. Bunun için üretilmiş birçok “Cart generator” prog*ramı bulunmaktadır.[18] Bunlar programlar sayesinde İnternet üzerinden alışve*riş yapılırken, istenilen kredi kartı şirketi için olası kredi kartı bilgileri üretilmekte ve bu olaydan kredi kartı sahibinin haberi bile olmamaktadır. Bununla beraber yine finans bilgilerinin tutulduğu programlarda yapılan değişiklikler ile istenilen kişinin hesabına istenildiği kadar para aktarımı yapılabilmektedir.
d. Bilgisayar yoluyla sahtecilik
Klasik olarak bilinen sahtecilik suçunun, yüksek teknoloji ürünü ci*hazlar kullanılarak işlenmesidir. Bilişim suçları tanımı içerisinde, bu suçlara bakıldığında diğer sahtecilik suçlarından ayırt edebilmek için, bilgisayar yoluyla sahteciliği ayrı olarak ele almak gerekmektedir. Çünkü; bilgisayar kullanımı ile üretilmiş para ve kıymetli evraklarda sahtecilik suçunda, olay yerinde delil niteliği teşkil edecek bilgilerin bulunması çok zordur ve bu delillerin toplanması ve soruşturulması teknik bir olay olarak karşımıza çık*maktadır.
e. Kanunla korunan bir yazılımın izinsiz kullanımı
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda eser olarak kabul edilen bilgisayar yazılımlarının[19] lisans haklarına aykırı olarak kullanılmasıdır. Bilgisayar yazılımları satın alınırken üzerinde gelen lisans sözleşmesine göre bir yazı*lımın bir veya birkaç adet kopyasının, ancak satın alan şahıs tarafından ya*pılacağı ve bu yazılımın başka bir kişi tarafından kopyalanmayacağı ve ki*ralanmayacağı belirtilmektedir. Bu sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle, eserin çoğaltılması bu suç tipini oluşturmaktadır.
f. Yasa dışı yayınlar
Yasadışı unsurların yayınlanması ve dağıtılması maksadı ile bilgisa*yar sistem ve ağlarının kullanılmasıdır. Yasaklanmış her türlü materyalin, web sayfaları, elektronik postalar, kayıt yapılabilen sistemler vasıtasıyla saklan*ması, dağıtılması ve yayınlanmasıdır.
Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte birçok yeni suç tipinin ortaya çık*tığı ve çıkacağı da unutulmamalıdır.
IV. Uluslararası düzenlemeler
1. Genel düzenlemeler
Bu hususta en önemli uluslararası düzenleme, 23.11.2001 tarihinde imzaya açılan Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesidir.[20] [21] Sözleşmeyle, Avrupa Konseyine üye ülkeler arasında ortak bir ceza politikasının oluştu*rularak, toplumun bilişim suçlarına karşı korunması, bu amaçla ulusal mev*zuatlarda gerekli düzenlemelerin yapılması uluslararası alanda da işbirliğinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Sözleşmeyle, bilişim alanına ilişkin olarak bir takım terimlerin tanımı yapılmakta, bilişim ortamında veya bilişim ağı sis*temleri vasıta kılınarak işlenebilecek suçlar düzenlenerek bu suçların soruş*turulma usulüne ilişkin bir takım hükümlere yer verilmektedir. Ayrıca söz*leşmeyle uluslararası işbirliği düzenlenmekte ve bilişim ağında hizmet ve*renlerin yükümlülüklerine yer verilmektedir.[22]
Kısaca özetlersek, Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi, İnternet suçlarına karşı ortak bir politika belirlenmesini ve taraf ülkelerin İnternet suçlarına karşı ulusal yasalarında ortak düzenlemelere gitmesini, İnternet üzerinde çocuk pornosunun önlenmesini, bilgisayar bağlantılı yolsuzluklar ve telif hakkı ihlalleriyle mücadeleyi öngörmektedir. Sözleşmeye sonradan ilave edilecek ek protokolle, İnternet üzerinden ırkçı ve yabancı düşmanlı*ğını körükleyen yayınların ve propagandaların önüne geçilmesi de öngörül*mektedir. Sözleşme ülkemiz tarafından henüz imzalanmamıştır.
Avrupa Birliğinin, 2000/31 sayılı Bilgi Toplumu Hizmetlerinin, Özel*likle Elektronik Ticaretin Ortak Pazardaki Bazı Yönleri Hakkında Di*rektifi ve 1997/66-2002/58 sayılı Elektronik İletişimde Kişisel Verilerin İzlenmesi ve Gizliliğinin Korunması Yönergesi ile üye ülkeler için konuya ilişkin bir*takım yükümlülükler öngörülmüştür. AB’nin 2000/31 sayılı e-tica*ret direk*tifi ile bilgi toplumu alanında hizmet verenlerin tabi olacakları hü*kümler, genel bilgilendirme yükümlülükleri, ticari iletişim için gerekli şart*lar, isten*meyen elektronik iletiler, elektronik vasıtalarla yapılacak sözleş*melere uy*gulanacak kurallar ve sözleşme öncesi verilmesi gerekli bilgiler, ara hizmet sunucularının sorumlulukları ve mesleki davranış kurallarına ilişkin olarak üye ülkelere birtakım sorumluluklar yüklenmektedir.
Elektronik İletişimde Gizliğinin Korunması Yönergesinde ise; Toplu*luk içinde elektronik iletişim ekipmanları ile elektronik iletişim vasıtasıyla işlenen kişisel verilerin, temel haklar ve özgürlüklerin korunması ilkesi de dikkate alınarak eşit seviyede korunmaları ve bu şekilde serbest dolaşımları*nın sağlanması amaçlanmakta, bu çerçevede elektronik iletişime ilişkin bir kısım tanımlar yapılarak iletişimin gizliliğinin korunması, gerekli güvenlik tedbirleri, trafik bilgilerinin saklanması gibi konularda hükümler içermekte*dir.[23]
2. Çocuk pornografisi
Çocukların cinsel yönden istismarına yönelik çocuk pornografisi, İnternet ortamında sık rastlanan bir suç tipidir. Ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler[24] bu alanda bazı hukuksal düzenlemeler yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
a. Çocuk Hakları Sözleşmesi
192 devletin imzaladığı bu Sözleşme, 1994’de yürürlüğe girmiştir. Sözleşme 18 yaş altındaki herkesi çocuk kabul etmektedir. Sözleşmenin 34 ve 35’inci maddeleri devletleri, çocukları fuhuş, pornografi ve seks ticaretini içeren cinsel sömürünün tüm biçimlerinden korumaya zorunlu kılmaktadır.
b. Çocuk satışı, çocuk fahişeliği ve çocuk pornografisiyle ilgili ihti*yari protokol
Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 115 ülke tarafından imza*lanmıştır. Çocuk satışı, çocuk fuhuşu ve çocuk pornografisini yasaklayan bu protokol, taraf devletlere, yasaklanmış bu eylemler üzerinden yargılama yetkisi, bu suçları işleyenlerin iadesi, suçluların takibinde işbirliği, cinsel sömürüye maruz kalan çocuklara destek sağlama yükümlülükleri getirmek*tedir.
c. İnsan ticaretinin, özellikle kadın ve çocuk ticaretinin durdurul*masına ve cezalandırılmasına ilişkin protokol (palermo proto*kolü)
2003 yılında imzalanan bu protokol, sınır aşan örgütlü suçlara karşı BM Sözleşmesine eklenmiştir.
d. 182 numaralı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmesi
2001 yılında, 174 üye devlet tarafından oybirliği ile kabul edilmiştir. Kölelik, çocuk ticareti, çocuk fuhuşu, çocukların yasadışı eylemlerde kulla*nımı ve çocukların sağlık, güvenlik veya ahlaki gelişimleri açısından zararlı işlerde çalıştırılması, fahişelikle, pornografik yayınların üretiminde veya pornografik gösterimlerde kullanılması gibi çocuk işçiliğinin en kötü bi*çimde kullanılmasını engellemeyi amaçlamaktadır.
e. Stockholm Deklarasyonu ve Eylem Planı
Türkiye çocuk ticareti ve cinsel sömürüsüyle mücadele taahhüdü olan bu planı 1996 yılında kabul ederek 2001 yılında Yokohama’da yenilemiştir. Plan, çocuk pornografisini sadece bulundurmayı bile dağıtım amaçlı bulun*durma suçu kapsamına almayı devletlere tavsiye etmektedir.
Çocuk pornografisi suçu, uluslararası düzeyde ağır bir suç olarak ka*bul edilip uzun süreli hapis cezası da dahil olmak üzere ağır yaptırımlarla karşılanırken, 765 sayılı TCK’nın yürürlükte olduğu dönemde, ülkemizde genel olarak müstehcen yayınları düzenleyen, müeyyide olarak para cezasını ihtiva eden TCK’nın 426’ncı maddesi hükümleri kapsamında yaptırım altına alınmıştır. Çocuk Hakları Sözleşmesinin 34’üncü maddesine göre; çocuğun yasa*dışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılması veya zorlanması, ço*cukların, fuhuş ya da diğer yasadışı cinsel faaliyette bulundurularak sömü*rülmesi, çocukların pornografik nitelikli gösterilerde ve malzemede kullanı*larak sömürülmesini önlemek amacıyla ulusal düzeyde ve ikili veya çok taraflı ilişkilerde gerekli her türlü önlemin alınması zorunlu iken ülkemizde bu tür faaliyetlerin engellenmesi amacı ile ulusal düzeyde ve çok taraflı iliş*kilerde her türlü önlemi alma mükellefiyeti altındadır.
19 Eylül 2001 tarihinde, Avrupa Konseyinin siber suçlarla ilgili ola*rak hazırladığı Siber Suç Sözleşmesinin 9’uncu maddesi, “Çocuk pornogra*fisi ile ilişkili suçlar” konusunu düzenlemektedir. Henüz bu Sözleşme Tür*kiye tara*fından kabul edilmemekle birlikte bu maddede ortaya konulan esaslar*dan da yararlanarak çocuk pornografisi ile ilgili, ağır müeyyideler içeren düzenleme yapılması gerekir.[25] Çocuk pornografisi, 5237 sayılı TCK’nın 226’ncı maddesi ile yaptırım altına alınmıştır.
V. Mukayeseli hukukta bilişim suçları[26]
Bilişim suçlarıyla ilgili ilk yasa tasarısı, ABD Kongresine 1977 yı*lında verilmiştir. Bilgisayarın anavatanı olması nedeniyle, ABD bilişim suçlarıyla ilk defa karşılaşan ülke olmuş, bu sebeple de yasal düzenlemeler ve uygulamalar açısından önemli mesafeler almıştır.
Dünyada bilişim suçlarıyla ilgili düzenlemelerde iki ayrı metodun kullanıldığı görülmektedir. ABD, İngiltere, İrlanda ve Portekiz gibi ülke*lerde mevcut kanunlardan ayrı olarak yeni ve özel düzenlemeler oluşturul*maktadır. Almanya’nın öncülük ettiği diğer sistemde ise suç teşkil eden fiil*ler mevcut kanunlar dahilinde incelenmekte ayrı kanunlar çıkarılmamakta*dır. Bu sistemde suç tarifleri bilişim suçlarını kapsayacak şekilde değiştirile*rek veya kanunlara yeni fiiller eklenerek karşılaşılan sorunlar çözülmeye çalışılmaktadır.
ABD’de ilk defa 1984 yılında Erişim Aygıtlarını Taklit Etme, Bilgisa*yar Dolandırıcılığı ve Bilgisayarı Kötüye Kullanma Kanunu ile Kredi Kartı Sahtekarlığı Kanunu yürürlüğe girmiştir. Ayrıca, Elektronik Haberleşme Gizlilik Kanunu (1986), Bilgi ve Teknoloji Kanunu, Ulusal Bilgi Altyapısı Kanunu (1992), İletişim Ahlak Kanunu (1996), İnternette Kumarın Önlen*mesi Kanunu (1997), Çocukların On-line[27] Yayınlardan Korunması Kanunu (1998), Anti-Terörizm Kanunu (2001) gibi hukuki düzenlemelerde mevcut*tur.
Fransa’da ise bilişim suçları önceleri, ceza yasasındaki hırsızlık, inancı kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi mal aleyhine işlenen bazı suç*larla karşılanmaya çalışılmış, daha sonra 1988 yılında ilk kez bilişim suçla*rına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu kanunda suça teşebbüs ve iştirak gibi ge*nel hükümlerin yanında, haksız yere bir bilgisayara girme veya sistemde haksız yere kalma, sistemdeki verileri tahrip etme, değiştirme, yok etme veya başka veri yükleme, sistemin işleyişini engelleme veya bozma, bilgisa*yar belgelerinde sahtekarlık yapma, böyle bir belgeyi bilerek kullanma şek*linde beş tür bilişim suçu oluşturulmuştur. 1993 tarihinde yürürlüğe giren yeni ceza kanununda ise konu, Bilgileri Otomatik İşleme Tabi Tutmuş Sis*temlere Yönelik Saldırılar başlıklı fasıl içerisinde düzenlenmiştir.
Almanya’da bilişim suçları ayrı bir yasayla değil, ceza yasası içeri*sinde düzenlenmiştir. Ancak konuya ilişkin başka yasalar da bulunmaktadır. Alman Ceza Kanunundaki düzenlemelerde, bilişim suçları Kıta Avrupası sistemine bağlı kalınarak korunan hukuki yararlara göre ilgili bölümler içeri*sinde hükme bağlanmıştır. Örneğin yetkisiz erişime karşı özel olarak koru*nan bilişim sistemine yetkisiz girme suçunu düzenleyen madde, sır aley*hinde işlenen suçlar arasında yer almıştır. Aynı şekilde verilere zarar ver*meye ilişkin madde ve bilgisayar sabotajıyla ilgili madde nası ızrar suçları arasında düzenlenmiştir. 1997 yılında kabul edilen “Teleservisler Kanunu” ile İnternet yayınlarından doğan ceza sorumluluğunun esasları belirlenmiştir. Buna göre İnternette yer alan içeriğin suç unsuru ihtiva etmesi durumunda içerik sağlayıcı genel hükümlere göre sorumlu kabul edilmektedir. Kanunla erişim sağlayıcılarının ceza sorumluluğunun olmadığı hüküm altına alınmış, servis sağlayıcıların ise ana bilgisayarlarında depoladıkları başkalarına ait illegal içerikli bilgilerin bu niteliğinden haberdar olmaları ve ayrıca bu bil*gilerin İnternet üzerinden erişilebilir kılınmasını teknik olarak önleme ola*nağına sahip bulunmaları halinde bu bilgilere erişimi önlemezlerse, belirti*len ihmali davranışlardan dolayı sorumlu tutulabileceği hüküm altına alın*mıştır.



LinkBack URL
linkbacks hakkında

Alıntı ile Cevapla

Paylaş